öldürmek kesin konuşmaktır
Murat Menteş’in 2003 yılında Ah Muhsin Ünlü ile yaptığı röportajdan;
Ah Muhsin Ünlü: Ne yazıyorsun?
Murat Menteş: Alakasız bir not alıyorum, lütfen devam et.
Ah Muhsin Ünlü: Benimle konuşurken başka bir şey düşünme yeteneğini mi belgeliyorsun?
Murat Menteş: “öldürmek kesin konuşmaktır” yazdım.
Ah Muhsin Ünlü: Pardon.ve şu diyaloglar da Polis filminden;
“Konuşacağız Bekir. Merak etme. Hem de kesin konuşacağız. Biliyorsun, öldürmek kesin konuşmaktır…”
”Öldürmek kesin konuşmaktır ama bir insanı tabanca ile öldürmek teorik olarak mümkün değildir.”
“Hayatta bazen kesin konuşmak gerekir Funda. Ve öldürmek, kesin konuşmaktır.”
Bazı dostluklar pek imrenilir.
Bazı ölen şairlerin ardından epey ağlanır.
Kaynak: pismanolmayacagimurl
İngilizce’deki ‘pain’ kelimesiyle,Fransızca’daki ‘pain’ kelimesini düşündü.
biri ‘acı’ diğeri ‘ekmek’ demekti.
acı,insanın hayat tarlasında biçtiği buğdaylardan pişirdiği ekmekti.
dolayısıyla sabah kahvaltısı kadar kaçınılmazdı.
Kaynak: kralice
“-Bu dünyada korkunç şeyler oluyor. İnsanlığın yaşadığı trajedi, Tanrı’nın aynı anda hem her şeye gücü yeten, hem de iyi kalpli olmadığının ispatı gibi. Bizi seviyor ve durumu değiştirecek gücü var. O zaman acıyı önlerdi, öyle değil mi ?
-Öyle mi?
-Şey.. eğer Tanrı bizi seviyorsa ve bizi koruyabiliyorsa, öyle yapması gerekirdi. Ya her şeye gücü yetiyor, ama umursamaz ya da iyi kalpli ama gücü yetmiyor.
-Çocukların var mı Teğmen?
- Hayır, signore.
-Sekiz yaşında bir oğlun olduğunu düşün. Onu sever miydin ?
-Elbette.
-Hayatında acıyla karşılaşmaması için var gücünü kullanır mıydın?
-Elbette.
-Kaykay yapmasına izin verir miydin?
-Evet, sanırım. Elbette kaykay yapmasına izin verirdim ama ona dikkatli olmasını söylerdim.
-Demek ki çocuğun babası olarak ona bazı temel, iyi tavsiyelerde bulunup gitmesine ve hata yapmasına izin verirdin.
-Eğer sormak istediğiniz buysa, peşinden gidip onu hanım evladı gibi büyütmezdim.
-Ama ya düşüp dizini kanatırsa ?
-Daha dikkatli olmayı öğrenir.
-O zaman çocuğunun acısını engellemeye gücün yetse bile, hayattan kendi dersini almasına izin vererek ona sevgini göstermeyi tercih edersin, öyle değil mi?
-Elbette. Acı, büyümenin bir parçasıdır. Bu şekilde öğreniriz.
-Kesinlikle.”
babamla tumblrda dolaşırken ( bittabii beğendiklerimde ) gördüğüm kolyeye ayy ne güzel demiş olmamla fikircik, nöronları arasında çarpışmış babamın. ne de devrik cümle olmuş. soldaki başyapıtı yapmış, öyle duygulandım ki. CINIM LAN.
ilk çektiğim aydede. bayılıyorum aydede demeye. taa bilmem kaç ay önce çekmişim, bilgisayar temizliği evi süpürmekten daha zahmetli
soğuk içerler, ben dinlerim.
bugün annem gitti 20 günlüğüne. lehim yapmayı biliyorum ama makarna yapamıyorum mesela. o kadar vahim durumum, bak orda falımda çamaşır ipi var çamaşır var, diğerlerini yorumlayamadım. olsun varsın omlet yaparım, bala muz batırırım, ver elini çiğköfte, lahmacun, pizza ve şarkı.






